Başımı kaşıma vakti gelecek mi?
2006 yılının ilk günleri. Yok canım, şaka maka 2006 dan 4 günü yedik bile. Benimse tempom hiç değişmedi, oysa yeni yılda biraz başımı kaşıyacak vaktim olur diyordum :) Ben biraz da bu yoğunluğu seviyorum galiba. Öyle ya işleyen demir ışıldar değil mi?
Daha önce anlatmıştım, KADIN ve YAŞAM sitemizi hazırlarken, diğer tüm işlerimi bayağı bir arka plana atmıştım, çünkü sevgili Burcu ile beraber yılbaşında grup arkadaşlarımıza sürpriz yapmayı planladık. Dolayısıyla tüm işleri ertelemiştim.
İşte bunlardan birisi de, yine grup içinde yılbaşı ve Kurban Bayramını da kapsayan nostaljik kampanyamızdı. Buna göre isteyen arkadaşlar arasında çekiliş yapıp birbirimize tebrik kartı, ufak hediyeler gönderiyoruz. Hani okul zamanımızda yapardık ya böyle güzel eğlenceler. O heyecanı hatırlamak ve yeniden yaşamak güzel. Bu güzel fikri bulduğu için Burcu’ yu öpüyorum.
Ertelediğim bu işi nihayet bitirmenin huzuru içindeyim bugün. Bir kısmını dün, bütün gece yazarak bitirdiğim kalanını da bu sabah postaya verdim. Nasıl bir yük kalktı üzerimden anlatamam. Zira bana şu ana kadar 12 kadar tebrik gelmişti bile (toplam 16 kişiyiz, ben dahil)
Yapmam gereken diğer işler ise, KADIN ve YAŞAM sitemizin eksiklerini tamamlamak, bloguma daha fazla zaman ayırmak ve yaklaşık 20 gündür ilgilenemediğim Antolojime vakit ayırmak. Ha bi de gruptan gelen yaklaşık bin küsur maili tek tek okuyup, arşivlemek, miyadı dolmamışları yanıtlamak.
Ahhhh ahhhh, başımı kaşıyacak vakit gelecek mi acaba? Aman varsın gelmesin, saydığım tüm işler zaten bana keyif veriyor. İnsanın keyif aldığı şeylerle yoğun olması kadar güzel birşey var mı? Hayattan her halde keyif almalı. Ben alıyorum...



0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home